AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİ İLE İLGİLİ EN ÖNEMLİ 10 SORU

Akciğer Kanseri Tedavisi

1-Akciğer kanserinin belirtileri nelerdir?

En sık görülen belirtileri geçmeyen öksürük (2 haftayı geçen), balgam çıkarma, halsizlik, zayıflama, kanlı balgam (hemoptizi), göğüs ve sırt ağrısıdır. Bir de paraneoplastik sendromlar (PS), kanserlerde görülen ve tümörlerden salgılanan çeşitli faktörler veya tümör hücrelerine karşı gelişen immün yanıt sonucu meydana gelen semptom veya bulgular kompleksidir.

Akciğer kanseri kaynaklı endokrinolojik paraneoplastik sendromlar şunlardır:

  1. Hiperkalsemi
  2. Uygunsuz antidiüretik hormon sendromu
  3. Cushing sendromu
  4. Akromegali
  5. Hipoglisemi
  6. Karsinoid sendrom ve karsinoid kriz

2-Akciğer kanseri tanısı nasıl konulur?

İlk olarak kitlenin akciğerdeki lokalizasyonunun tam saptanması için akciğer (toraks) bilgisayarlı tomografisi çekilmelidir. Akciğerde saptanan kitlenin hücresel tanısının konulması için bronkoskopi veya transtorasik iğne biopsisi yapılmalıdır.

3-Akciğer kanserinde evreleme nasıl yapılır ve neden önemlidir?

Evreleme için PET-CT ve beyin MR çekilmelidir. Evreleme, uygulanacak tedavi şeklini saptamak için önemlidir. Akciğer kanserinin 4 evresi vardır:

Evre I, tümörün yalnızca bir akciğerde bulunduğu ve lenf bezlerinde bulunmadığı evredir.

Evre II, kanserin tümörün bulunduğu akciğerin çevresindeki lenf bezlerine yayıldığı evredir.

Evre IIIa, kanserin tümörün bulunduğu akciğerle aynı taraftaki nefes borusu, göğüs duvarı ve diyaframın çevresindeki lenf bezlerine yayıldığı evredir.

Evre IIIb, kanserin diğer akciğerdeki veya boyundaki lenf bezlerine yayıldığı evredir.

Evre IV, kanserin vücudun geri kalanına ve akciğerlerin diğer kısımlarına yayıldığı (metastatik) evredir.

4-Akciğer kanserinin türleri nelerdir?

 a) Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK)

Akciğer kanserlerinin %75’ini oluşturan küçük hücreli olmayan akciğer kanserleri genellikle daha yavaş gelişme yayılma gösterir.

Bu tür akciğer kanserleri;

  • Adenokanser,
  • Yassı (skuamöz) hücreli kanser,
  • Büyük hücreli kanser
  • Karma olmak üzere dört ana grupta sınıflandırılır

Bu akciğer kanseri türlerinin tedavileri benzer olmak üzere özellikle hedeflenmiş genomik özelliklerine göre bazı farklılıklar vardır.

b) Küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK)

Zaman zaman yulaf hücresi kanseri olarak da adlandırılan küçük hücreli akciğer kanseri ise, tüm akciğer kanserlerinin %15-20’sini temsil eder. Bu akciğer kanser türü daha hızlı gelişme gösterir ve vücutta yayılımı daha fazladır.

5-Akciğer kanseri tedavisi nasıl yapılmaktadır?

Akciğer kanseri tedavisi, hastalığın saptandığı evreye göre yapılmaktadır. I, II ve IIIA evrelerinde cerrahi tedavi ilk seçenektir. Evre IIIB ve IV. evrede kemoterapi ve radyoterapi seçenekleri ortaya çıkmaktadır.

6-Akciğer kanserinde cerrahi tedavi nasıldır?

Bu hastalığın ilk tedavisi cerrahidir. Cerrahi ile en uzun sağ kalım oranları sağlanmaktadır. Bundan dolayı hastalarımıza ameliyat şansını vermek için her türlü tetkik yapılmaktadır. Cerrahide ise yapılması gereken ameliyat, hastalığın olduğu lobun çıkarıldığı lobektomidir. Artık günümüzde ağırlıklı olarak kapalı ameliyat dediğimiz VATS (videotorakoskopi) operasyonudur. Bu operasyonu da tek delikten yaklaşık 4 cm.lik aralıktan yapmaktayız. Bu işleme uniportal VATS denilmektedir.

7-Akciğer kanseri tedavisinde kemoterapi ne zaman ve nasıldır?

Akciğer kanserinde   evre III ve IV hastalara uygulanmaktadır. Bazen cerrahi öncesi (neodajuvan), bazen cerrahi sonrası veya yalnız tek tedavi olarak (adjuvan) uygulanabilmektedir.

Kemoterapi kanser hücrelerinin ilaçlarla ortadan kaldırılmasıdır. Genellikle birden fazla ilaçtan oluşur. Kemoterapinin verilme sayısı kür diye ifade edilir.(1.kür, 2. kür gibi) ve genellikle aynı ilaçlar 21 veya 28 günde bir tekrarlanarak verilir. Kemoterapi çoğunlukla damardan sıvı şeklinde ayaktan tedavi merkezlerinde veya ağızdan hap olarak verilir. Bazen hastanın genel durumundaki bozukluk, verilen ilaçlar veya ilacın veriliş şekillerine göre hastaların tedavilerini hastanede  yatarak almaları gerekebilir.  Bir hastanın ameliyat sonrası kemoterapi alıp almayacağını, eğer alacaksa kaç kür alacağını patoloji raporundaki tümöre ait özellikler belirler. Ancak bu kararların verilmesinde hastanın yaşı, genel durumu da önemli rol oynar. Kemoterapi yapılması planlanan hastalar, ameliyat olmuşlarsa ameliyattan sonra 3. haftada kemoterapinin başlanması tercih edilir.

8-Akciğer kanserinde radyoterapi kullanımı nasıldır?

Kanser hücresini ortadan kaldırmak için yüksek enerjili ışınlar kullanılmasıdır. Sınırlı her alana uygulanır ve bu alandaki kanser hücrelerini etkiler. Radyoterapi bir tümörü küçültmeye yönelik olarak cerrahiden önce  veya kanser hücresini yok etmek için yapılan bir müdahaleden sonra uygulanabilir. Doktorlar radyoterapiyi genellikle kemoterapi ile birlikte cerrahi tedaviye karşı birinci alternatif olarak kullanırlar.

9-Akciğer kanseri tedavisi sonrası hastaların yaşam şansı nedir?

Bazen hastalar iyileşme şansının rakamlarla ifade edilmesini isterler. Aslında yapılan büyük çalışmalarda hangi evredeki hastanın ortalama ne kadar süre yaşayabileceğine dair rakamsal yüzde değerleri mevcuttur. Ancak unutulmamalıdır ki bu istatiksel değerler binlerce hastaya ait değerlerin bir ortalamasıdır, yani herhangi bir kanser hastasına ne olacağını önceden kestirmek için kullanılması tam olarak doğru olmaz. Kanseri olan iki hastanın gelecekte ne olacağı birbirinden farklıdır, tümörün ve hastanın kendisine ait bugün henüz bilemediğimiz pek çok faktör aynı hastalığa yakalanan iki kişinin farklı seyirler göstermesinde etkili olmaktadır. Bu nedenle hastaların kendilerini diğer hastalarla kıyaslaması doğru değildir. Fakat şu nettir ki, kanser tedavisinde en iyi sonuçlar cerrahi ile alınmaktadır. Eğer hastalar cerrahi için uygunsa bu şans değerlendirilmelidir.

10-Akciğer kanseri tedavisi sonrası hasta takibi nasıl yapılır?

Akciğer kanseri tedavisinden sonra hastanın takibi de çok önemlidir. Düzenli kontroller sağlık durumundaki değişiklikleri ortaya çıkarır. Böylece eğer kanser tekrarlar ya da yeni kanser oluşursa bu mümkün olduğunca çabuk tedavi edilebilir. Bu kontroller muayene, göğüs filmi ve çeşitli laboratuvar testlerini içerir.

Tedavi sonrası önerilen özel bir diyet yoktur, dengeli beslenme, fazla yağlı içeceklerden kaçınma, düzenli egzersiz yapmak yani normal şartlar altında her sağlıklı insanın uyması gereken kurallar kanser hastaları için de geçerlidir. Kilo kaybı, iştahsızlık, aşırı yorgunluk, bulantı-kusma, baş dönmesi, karın ağrısı ve dolgunluk, kemik ağrısı, iki haftadan fazla süren öksürük, baş ağrısı olduğunda normal periyodik kontrol zamanınızı beklemeden doktora başvurulmalıdır.

Tedavi sırasında ve sonrasında hastalar cinsel yaşamlarına eskiden olduğu gibi devam edebilirler. Kemoterapinin yumurtalık hücreleri üzerinde olan mutajenik (bebekte ciddi anormallikler olabilmesi) etkileri nedeniyle tedavi süresince gebeliği önlemek için doğum kontrol yöntemlerinden biri tercih edilmelidir. Tanı sonrası tedavi planı ile hastanın yaşadığı fiziksel ve ruhsal sıkıntılar, hastalığa veya tedaviye bağlı yorgunluk, halsizlik hissi, cinsel yaşam, istek ve heyecan duyma gibi duyguları etkileyebilir. Cinsel yaşam ile ilgili bu tür sorunlar, bu dönemde yaşanılan ve tedavi sonrası geçen diğer sorunlar gibi zaman içinde geçecektir.

Cinsel yaşama yönelik kaygıların olduğunu ve bu konuda yardım almak istediğini hastalar tedavi alınan kemoterapi ünitesindeki doktor ve hemşirelere belirtmekten çekinmemelidir.